Haber Detayı
24 Nisan 2020 - Cuma 19:45
 
Ramazan Tan; ''Bu çığlık ürpertiyor.!!''
Ardahan'lı tiyatro sanatçısı Murat Aydın işsiz kalınca sosyal medya üzerinden ''Çocuklarım aç'' diye yazdığı açık mektup üzerine Esenyut'lu Ardahanlılar, Esenyurt CHP belediyesine adeta isyan etti. Ramazan Tan'ın ''Bu çığlık ürpertiyor.!'' başlıklı yazısı ile İstanbul CHP belediyelerini tabiri caizse yerden yere vurdu.
Emek Dünyası Haberi
Ramazan Tan; ''Bu çığlık ürpertiyor.!!''

Ardahan'lı tiyatro sanatçısı Murat Aydın işsiz kalınca sosyal medya üzerinden ''Çocuklarım aç'' diye yazdığı açık mektup üzerine Esenyut'lu Ardahanlılar, Esenyurt CHP belediyesine adeta isyan etti. Ramazan Tan'ın Bu olayı anlatan ''Bu çığlık ürpertiyor.!'' yazısında ele aldığı konu ile ilgili İstanbul CHP belediyelerini tabiri caizse yerden yere vurdu. 

 

Ramazan Tan'ın yazısı şöyle;

Daha önce Karsta yaşayıp bizlere Değirmen, Kaşarcılık ve daha bir çok kültürü miras bırakan Malakan'ları Deli, Deli filmiyle canlandıran Tarık Akan, İsrafil Parlak ve Murat Aydın’ı hatırlayın.

 

Kars belediyesini Naif Alibeyoğlu yönettiği zaman İsrafil Parlağa sahip çıkmış, kültür müdürü yaparak Karsta kültür ve sanata önem vermişti. Naif Alibeyoğlu gidince İsrafil Parlak kapı dışarı edilerek adeta kaderine terk edilmişti. Sonuç geçenlerde gazetelerde hüsranla biten hüzünlü bir son. Murat Aydın Esenyurt da Gürbüz Çapan döneminde Sahip çıkılmış belediyeye alınmıştı. Kadıoğlu geldiğinde kapı dışarı edilerek kaderine terk edilmişti. Murat geçimini idame etmek için daha çok mücadele ediyor bununla birlikte iki dönem de Ardahan Kültür evi yönetiminde benim, kültür sanattan sorumlu başkanı Tuncer Dağ'ında Kültür evi başkanı olduğu dönemde Tuncer Dağın yazdığı ''Hasret emmi'' oyunu ile adeta tiyatroda devrim yapmıştı. Hatta Murat Aydın'ın tiyatro çabaları için ben dönemin belediye başkanı Necmi Kadıoğlu'na gidip dernek için yer istemiştim.  

 

Necmi Kadıoğlu Murat'ı belediyeden uzaklaştırmıştı ancak bizim sanatsal alanda çığır açmamız daha çok sosyalleşip iyi bir sivil toplum örgütü olmamız içinde şu an mevcut bulunan Ardahan kültür evi binasını Bizler için yaptırmıştı. Bina bittiğinde Dönemin belediye başkanı Bizim o zamanki dernek Başkanı ve yöneticilerini CHP'li olarak gördüğünden dolayı bizim yönetime binayı vermek istemeyip AKP'li bir dernek yönetimine Vermeyi uygun bulmuş, bunun için epey ortalığı bulandırmıştı ancak herşeye rağmen o binayı yaparak bizlere teslim etti. İyiliğiyle kötülüğüyle bir dönem böyle kapandı. Tabi bu arada Murat'ı belediyeden çıkarmıştı ancak yapıp teslim ettiği Ardahan Kültür Evi binasıyla da hem Ardahanlılara bir bina kazandırmış hem de Murat Aydına Oyun çalışmalarını sergileyecek bir ortam hazırlamıştı.

 

Murat bir taraftan oyunlar hazırlıyor, öğrenciler yetiştiriyor diğer taraftan da yerelde ve genelde Sosyal Demokratların iktidar olması için çaba harcıyordu. Çabalıyordu Çünkü aşını, işini çocuklarının geleceğini ülkenin kurtuluşunu orda görüyordu. Nihayet seçimler olmuş sağımız solumuz önümüz arkamız hepsi İstanbul büyükşehir belediyesi ile birlikte Büyük Çekmece, Beylik düzü, Esenyurt, Avcılar, Küçük çekmece ve Bakırköy Sosyal demokratların eline geçmiş ve sosyal demokratlar Murat Aydınla birlikte bayram ediyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ünde  dediği gibi ''SANATSIZ KALAN BİR MİLLET HAYAT DAMARLARINDAN BİRİ KOPMUŞ DEMEKTİR.'' ilkesinden hareketle sosyal demokratlar hem ezilen-sömürülen-ötelenen-aş ve iş verilmeyen insanlara aş ve iş verip, sanatçılara da sanatsal alanlar açarak toplumuna sahip çıkacaklar umuduyla beklerken, tamda çocukların bayramı olduğu Cumhuriyetin yüzüncü yılında Sanatçımızın Murat Aydın'ın Yüksek sesle sosyal medya üzerinden ''iki çocuğum aç onlar için ekmek istiyorum, yardım istiyorum, lütfen bana el verin yardım edin, katkı sunun buna çocuklarım için ihtiyacım var'' çığlığı şok etkisi yarattı. Bu çığlığın olduğu yerde her tarafımızın sosyal demokrat belediyelerle dolu olduğu bir dönemde ise bu vurdumduymazlık insanı dehşete düşürüyor.

 

CHP Genel merkezi üçüncü bölgeyle ilgili bir değerlendirme yapmalıdır çünkü söylenenlerle, beklenenlerle uygulananlar asla örtüşmüyor. Özellikle Esenyurt'lu birinin yönettiği Esenyurt'ta böyle bir olayın vuku bulması kabul edilir değil.

 

Esenyurt belediyesi İstanbul'un en büyük belediyesidir. Necmi Kadıoğlu dört yüz kişilik belediyeyi dört bin kişiye getirdiği gibi şimdiki belediye başkanı da bu sayıyı en az iki katına çıkarması gerekir. Böylesi devasa bir belediyenin tüm imkanları kullanılarak bölge halkına iş ve aş alanları açmalıdır. Daha önce her bir evden üç beş kişinin çalıştığı bir kurumda hiç çalışmamışlara da yer açılmalıdır. Özellikle Büyük şehir belediyesinin de Sosyal Demokrat bir belediye oluşuyla birlikte özellikle üçüncü bölgedeki belediyelerin neredeyse tamamının CHP'li olduğu bir yerde sosyal belediyeciliği işletemeyenler toplumun önünde durmamalıdırlar. Şimdi okuyucularımızdan bir kısmı bıyık altından gülerek, ''Ya belediyelerin bu kadar borcu var, meclis çoğunlukları yok nasıl olacak?'' bunlar diyor olabilirler... Çok basit, örneği Ankara Büyükşehir Belediyesi-Mansur Yavaş. Belediyecilikte ders veriyor,  hem öyle ders veriyor ki, Fatih Mehmet Maçoğlu’nun bile övgülerine mazhar. Oranında batık borçları var, orada da belediye meclisi çoğunluğu yok ama çalmadığı kapı dokunmadığı insan, yardım etmediği ev kalmadı. Demek ki niyet önemli , yeter ki iste doğruyu yaparsan herkes yanında.  Yanlış yaparsan da doğrularla karşında olur.

 

Belediyeler borç ödeyeceğiz bahanesine  sığınarak kaçacaklarına ufak tefek işlerle uğraşıp onları da faaliyet yaptık reklamlarıyla göz boyama yerine aldıkları ödeneklerle, topladıkları vergilerle önce iş ortamları yaratsınlar. Sonra parklar yeşil alanlar, çiçekler, böcekler ve kavşaklar yapsınlar.

 

İşi-aşı olmayan neylesin çiçeği, böceği, aş ve iş olmadan yapılan hizmetlerin gidilmeyen yollardan, geçilmeyen köprülerden, girilmeyen tünellerden hiç bir farkı olmaz. Eğer bir sanatçı yüksek sesle ''iki çocuğum için yardım istiyorum'' diye bağırıyorsa o bölgede yönetim, yöneten, siyasi erk hiç kimse yoktur. Olsa-olsa sabun üstünde duran dün dündür bugün de bu gündür diyen politikacılar vardır. Bu anlayışta özellikle İstanbul üçüncü bölgede olmamalıdır.

 

Bu gün bu çığlığı atan Murat Aydın yarın belki başkaları, bu çığlıkları görmeyen gözler kör, duymayan kulaklar sağır ise insanlığın bittiği yerdeyiz. Şimdi sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur sözünü biraz değiştirmek lazım, şöyle ki, aşsız-işsiz ve sanatsız kalan bir milleti yönetenlerin ar damarları çatlamıştır, demek daha doğru olur. Kesinlikle sözde değil özde sosyal demokrasinin hakim olduğu bir dönem hayaliyle, toplum tecrübeyi öyle yada böyle edinecek, ancak gerçek tecrübenin de, HAYATTA YENEN KAZIKLARIN BİLEŞKESİ olduğunu anlayacaktır. Saygılarımla..

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Ramazan, Tan;, ''Bu, çığlık, ürpertiyor.!!'', ,
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-45601042-03